TOZLU SAYFALAR ......

Konusu 'Meraklısına Fizik' forumundadır ve sncp142 tarafından 28 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

Yüklüyor...
  1. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Wilhelm Eduard Weber (d. 1804 Wittenberg, Almanya - ö.1890 ), Alman fizikçi. Teoloji profesörü Michael Weber’in oğludur.

    Matematik, jeodezi ve astronomi alanlarında çalıştı. 1807 yılında yıldız gözlemevi direktörlüğü yapmaya başladı. 1831'den sonra Carl Friedrich Gauss ile bir ekip kurup, o günlerde büyük bir karmaşa yaratan elektromanyetizma teorisini yeniden ele aldı. Manyetizmanın ölçülmesine yönelik çok hassas yeni birimler oluşturdu mutlak yer manyetik alanı ölçümleri yaptı elektromanyetik yüklerin etkileri hakkında çok önemli teoremlere ulaştı.

    Manyetik maddelerin molekülleri iki kutuplu birer küçük mıknatıs gibi oldukları ve mıknatıslanmamış bir maddede bu küçük mıknatıslar rastgele bulunduklarından birbirlerinin manyetik alanını yok ettiklerini ve böylece maddenin çevresinde herhangi bir alan meydana gelmediğini saptayarak bu manyetik madde mıknatıslandığında moleküler mıknatıslar zıt kutupları uç uca gelecek şekilde sıralanarak madde çevresinde manyetik alanı olan mıknatıs haline geldiğinden hareketle ; “Bir çubuk mıknatısın moleküllerine kadar bölündüğünde yine iki kutuplu mıknatıs elde edileceği ve mıknatısların uçlarında manyetik alanın en büyük olduğu” anlamına gelen Moleküler teoriyi ortaya atmıştır. 1833 yılında Gauss ile birlikte Göttingen’te ilk elektromanyetik telgrafı buldular. Manyetik akımın SI birim sistemindeki karşılığı olan weber Wb, onun anısına, Alman fizikçinin adını taşır.
  2. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Heinrich Rudolf Hertz (d. 22 Şubat 1857, Hamburg – ö. 1 Ocak 1894, Bonn), Alman fizikçi.

    Berlin Üniversitesi'nde Helmholtz ve Kirchoff'un yönetimi altında fizik çalıştı. 1885'de Karlsruhe Üniversitesi'nde Fizik Profesörü unvanını aldı. Orada, 1888'de kendisinin en önemli başarısı olan radyo dalgalarını keşfetti. 1889'da Bonn Üniversitesi'nde fizik profesörü olan Rudolf Clausius'un yerine geçti. Katot ışınlarının belli metal filmlerden geçişini içeren deneyleri, katot ışınlarının parçacık olmaktan çok dalga tabiatlı oldukları sonucu doğurdu. Radyo dalgalarının keşfi, oluşumlarının gösterilmesi ve hızlarının tayini Hertz'in çok sayıdaki başarılarından bazılarıdır. Bir radyo dalgasının hızının ışık hızı ile aynı olduğunun bulunmasından sonra, Hertz, radyo dalgalarının ışık dalgaları gibi yansıma, kırılma ve girişim yapabildiklerini gösterdi. Kısa yaşamı boyunca bilime birçok katkı yaptı. Saniye başına titreşim olarak tanımlanan hertz, onun ismi ile anılmaktadır.
  3. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Max Born, Alman teorik fizikçi (11 Aralık 1882 - 5 Ocak 1970).

    Görelilik, atom ve katı-hal fiziği, matis mekaniği, kuantum mekaniği, optik ve akışkanların kinetik teorisi gibi fiziğin bir çok dalında önemli çalışmaları olmuştur. Doktora derecesini 1907 yılında Göttingen Üniversitesi'nden almıştır. Üstün matematik bilgi ve becerisini bu yıllarda asistanlığını yaptığı, büyük matematikçi David Hilbert'ten almıştır. Bu güçlü matematiksel temel, Heisenberg'in geliştirdiği quantum mekaniğini matrislerle daha kolay bir şekilde ifade etmesini sağlamıştır. 1926 yılında, Schrödinger'in dalga mekaniğini yayımlamasından hemen sonra Born, Schrödinger'in metotlarını atomik dağılmaya uyguladı ve Born yakınsama metotlarını geliştirdi. Bu çalışma | psi | 2 'nin olasılık yoğunluğu olarak yorumlamasını sağladı. Bu çalışmadan dolayı biraz geç de olsa, 1954 yılında Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü.

    Naziler, kontrolü ele geçirince 1933 yılında Almanya'yı terk etti ve Edinburgh Üniversitesi'ne gitti. Burada yoğun madde istatistikleri ile ilgili çalışmalarda bulunan büyük bir ekibin başına getirildi. Daha sonraki senelerde, (çoğu fizikçinin yaptığı üzere) nükleer silahlara karşı kampanyalarda bulundu ve otobiyografisini yazdı.
  4. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Daniel Gabriel Fahrenheit, 24 Mayıs 1686 Danzig'da doğdu, 16 Eylül 1736 Lahey'de öldü; Alman fizikçi.

    Hollanda ve İngiltere gezilerinde deneysel fizik ve meteoroloji alanlarında kullanılan kimi araçların yapımını öğrendi. 1710 da yaptığı termometre başlangıç noktası olarak soğuk bir karışımın sıcaklığını bitiş noktası olarak da ağız boşluğunun sıcaklığını ilke saydı. Daha sonra bu termometreyle ölçtüğü suyun donma sıcaklığını 32, kaynama sıcaklığını da 212 derece olarak saptayarak kısaca °F simgesiyle gösterilen Fahrenheit derecesi ölçeğini ortaya koydu. 1720 termometresini daha da geliştirerek ispirto yerine ilk kez civayı kullandı. İngiltere'de, Royal Society üyeliğine seçildi. Maddenin kaynama noktasının hava basıncıyla değiştiğini gösterdi. 1721'de suyun aşırı soğuma özelliğini 1724'te de içine tuz karıştırılan suyun donma ve kaynama sıcaklıklarının değiştiğini ortaya koydu. Günümüzde İngiltere ve ABD'de sıcaklık ölçü birimi olarak kullanılmakta olan Fahrenheit derecesi ile Celsius derecesi arasında

    TFahrenheit = 1,8 · TCelsius + 32

    şeklinde bir bağıntı vardır.
  5. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Gustav Robert Kirchhoff d.12 mart 1824 Köningsberg, Prusya (şimdiki Kaliningrad- Rusya) – ö. 17 Ekim 1887 Schöneberg, Berlin

    Kirchhoff’un babası Friedrick Kirchhoff hukukçuydu ve mecliste millet vekiliydi.

    1843’te matematik okumak için Albertus üniversitesine girdi. 1833 senesinden başlayarak matematik-fizik semineri vermeye başlar. 1845’te Gustav Kirchhoff , Königsberg üniversitesinde Freirich Jules Richelot’tan matematik eğitimini alırken Neumann iki önemli elektriksel indüksiyonla ilgili araştırmaları yapmaktadır.İzleyen yıllarda Neumann’la çalışırken elektriksel akım hakkında araştırmasını tamamladı.

    1845 yılında ünlü Kirchhoff yasalarını ortaya koydu. Kirchhoff yasaları elektriksel akımın , voltajın , direncin hesaplanmasında kullanılan temel yasalardır. Bu yasayı bulmakla birlikte Ohm’un araştırıp bulduğu yöntemi biraz daha genişletmiştir.

    Kirchhoff akım yasasına göre; bir düğüme giren akımla çıkan akımın toplamı eşittir. Kirchhoff gerilim yasasına göre ise; bir çevredeki potansiyel kaynakları potansiyel düşmelere ya da dirençlerin potansiyel toplamlarına eşittir.

    Gustav Kirchhoff, Ohm yasalarını uygulayarak genelleştirilmiş matematiksel sonuca varmak ister ama sonuçları farklı olduğunu saptar.

    1847 yılında Königsberg üniversitesinden mezun olur. 1848 yılından 1850 yılına kadar Berlin üniversitesinde para almaksızın eğitim verir ve Berlin’deki çalışmalarında elektrik akımını ve elektrostatiğin doğruluğunu bir daha kanıtlar. Elastik levhanın bozulmasıyla ilgili problemleri araştırarak çözümüne ulaştırır. Bu teorinin formülleşmesinde Germain ve Poisson ile birlikte çalıştı. 1857 yılında, Kirchhoff ve Weber ikisi de hızın telin cinsine bağlı olduğu ve ışık hızına hemen-hemen yakın olduğunu buldular.

    Siyah nesne radyasyonu araştırmasından doğan kuantum (quantum) teorisini ortaya attı.
    Gustav Kirchhoff’un fizik dünyasına en çok ün kazandıran katkısı spektroskop dalındadır. Robert Bunsen işbirliğiyle spektroskop’u buldular. Bu icat yeni elementlerin keşfinin hızını arttırdı ve merak uyandırdı. İlk elli element bu zaman diliminde keşfedildi. Kirchhoff , elementlerin saf halini deneyerek araştırarak 1859’da her bir elementin spektrumunun birbirine eşit olmadığı sonucuna vardı. Radyasyon yasasını açıklayarak ,verilen atom ya da molekülün verme ve emme frekansının aynı olduğu savını ortaya koydu. 1861’de Kirchhoff ve Bunsen güneşin spektrumunu incelemeye alarak güneş atmosferindeki yeni kimyasal elementlerin keşfine soyundular. Araştırmaları sonucu iki yeni kimyasal elementi , sezyum ve rubidyumu buldular. Kirchhoff , güneş spektrumunda siyah çizgileri anlatan en iyi bilim adamıydı. Bu siyah çizgilerin ise güneş atmosferinden gazdan geçen ışık dalga boyu parçacığın emilmesiydi. Bu çalışma astronomide yeni araştırma alanları açtı.

    1875’te Berlin üniversitesinde tekerlekli sandalyede ders anlatarak araştırmalarını devam ettirdi.

    Kirchoff yasası, akımın herzaman en kısa ve en dirençsiz yolu tercih ettiğini tanımlar.
Benzer Konular: TOZLU SAYFALAR
Forum Başlık Tarih
Doğal Sayılar,Tam Sayılar,Bölme Bölünebilme,EBOB-EKOK Basamak Analizi - Kitap Sayfalarını Numaralandırma - Programlama 10 Ekim 2018

Sayfayı Paylaş