TOZLU SAYFALAR ......

Konusu 'Meraklısına Fizik' forumundadır ve sncp142 tarafından 28 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

Yüklüyor...
  1. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    George Simon Ohm (16 Mart 1789, Erlangen, Bavyera - 6 Temmuz 1854, Münih), Alman fizikçi.

    Ohm Kanunu olarak bilinen, bir telden geçen akımın, geçtiği alanla doğru orantılı ve uzunluğuyla ters orantılı olduğunu tesbit ederek gerilim, akım ve direnç arasında ki bağlantıyı buldu

    Bir çilingirin oğlu olan Ohm, bir süre babasının yanında çalıştıktan sonra Köln’deki Cizvitler Koleji’nde ve Berlin Harp Okulu’nda matematik ve fizik öğretmenliği yaptı. Köln, Nürnberg ve Münih Üniversitelerinde profesörlük görevi aldı.

    Lise öğretmenliği yaparken daha önceden Alessandro Volta tarafından bulunan elektrokimyasal hücreler üzerine çalışmaya ve araştırma yapmaya başladı. Kendi ekipmanlarını kullanarak yaptığı araştırmalar sırasında, bir telden geçen akımın geçtiği alanla doğru orantılı ve uzunluğuyla ters orantılı olduğunu buldu. Bu deney sonuçlarını kullanarak, gerilim akım ve direnç arasındaki bağlantıyı çözdü. Bu denklem oldukça büyük bir gelişmeydi çünkü elektrik devrelerin analizlerinin yapılmasının başlangıcını ve temelini oluşturuyordu. Fakat 1827'de bu buluşunu yayınlayınca, kolejde hoş karşılanmadı ve lise öğretmenliğinden istifa etmeye zorlandı. Bu onu yoksulluğa itti. 1833'de Nürnberg'de profesörlük pozisyonuna kabul edilinceye kadar bu yoksul hayatı devam etti. Üniversitedeki pozisyonu onun için çok iyi bir gelişme oldu.

    Elektrik akımını bir sıvının debisi, potansiyel farkını da bir seviye farkı gibi kabul ederek ve elektrik miktarını, şiddetini, elektromotor kuvveti kesin bir şekilde tanımlayarak, elektrokinetik olaylar için bilimsel terimler ortaya koydu. Belirli kesit ve uzunluktaki, belirli bir madenden yapılmış bir teli standart seçerek, öbür teller için bugün ‘direnç’ denilen özelliği “indirgenmiş uzunluk” adıyla tanımladı ve ünlü yasasını, “akım şiddeti = elektroskopik kuvvet / indirgenmiş uzunluk” biçiminde açıkladı. 1826’da yayımladığı makalelerde, Ohm’un bu yasaya tümüyle deneysel yoldan vardığı görülür.

    Ohm'un bulduğu ve bugün Ohm Kanunu olarak bilinen,

    gerilim(V)= akım şiddeti(I).direnç(R)

    üç değişkenli formül, tüm elektrik devrelerinin temelini oluşturmaktadır. Bu buluşundan sonra bir elektrik devresinde elektromotor gücünün dağılımını keşfetti. Direnç, elektromotor kuvveti ve akım şidddeti arasındaki bağlantıyı buldu.

    1830’da A.C. Becquerel’in çalışmalarından habersiz olarak pillerdeki kutuplama olayını açıkladı. 1843'te insan kulağının çeşitli titreşimler arasında, sinüsoidal titreşimleri ayırt ederek algılayabileceğini ispatladı. Ayrıca canavar düdüklerinin teorisini kurdu.

    1854 yılında ölen fizikçinin yaşamı sırasında bilime yaptığı katkılarından dolayı, yaşarken takdir görmese de, ölümünden yaklaşık otuz yıl sonra adı direnç birimine verilerek onurlandırıldı.
  2. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Charles Augustin de Coulomb, (d. 14 Haziran 1736, Angoulême-Fransa– ö. 23 Ağustos 1806, Paris). Fransız fizikçi.

    Coulomb; Angoulême, Fransa'da doğmuştur. Henry Coulomb ve Catherine Bajet'nin oğludur. Paris, Collège des Quatre-Nations'da okumuştur. Pierre Charles Monnier'den aldığı matematik dersleri Coulomb'a tıp eğitimini bırakma kararını almasına yardımcı olmuştur. 1757 ile 1759 arasında Montpellier'e dönmüş, akademiyi bırakmıştır. Babasının onayıyla 1759'da Paris'e dönmüş, Mézières'teki askeri okul giriş sınavlarında başarılı olabilmek için Abbot Camus tarafından yürütülen hazırlık enstitüsüne girmiştir. 1761'de askeri okulu bitirmiş ve Britanya'da bir süre çalıştıktan sonra 1764'te Martinique'da göreve gönderilmiştir. Burada Fort Bourbon'un inşaasında görev almıştır. Coulomb burada sekiz yıl çalışmıştır. Yüzbaşı ünvanıyla döndükten sonra La Rochelle'de çalışmaya başlamıştır. 1789'da Fransız devrimi patlak verdikten sonra görevinden istifa edip emekli olmuştur. Daha sonra ölçüm birimleriyle ilgili olarak tekrar göreve çağrılmıştır. Ulusal Enstitü'nin ilk üyelerindendir. Ancak zaten sağlığı yerinde olmadığından dört yıl sonra Paris'te ölmüştür.

    Elektriksel iki yük arasındaki kuvvetin, yüklerin çarpımı ile doğru, yüklerin arasındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olduğunu belirleyen Coulomb kanununu geliştirmiştir. Coulomb, kendi adıyla anılan kanunu, İngiliz meslektaşı Joseph Priestley'nin başlattığı çalışmaları sonucunda geliştirmiştir.

    Coulomb, mekanik, elektrik, ve manyetizma'nın tarihinde önemli bir isimdir. 1779'da sürtünme yasalarına ilişkin bir araştırmasını, 20 yıl sonra da viskozite üzerine bir çalışmasını yayımlamıştır.

    1785'te, elektrik ve manyetizma üzerine üç rapor sundu. Coulomb, elektrik yükleri ve manyetik kutupların birbirlerini çekme ve itme kanunlarını açıkladıysa da iki kavram arasında bir ilişki bulamadı. Çekme ve itmenin farklı akışkanlar nedeniyle olduğunu düşünüyordu.

    SI sisteminde yükün birimi coulomb, ve Coulomb kanunu, onun adına ithafen verilmiştir.
  3. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    James Clerk Maxwell (13 Haziran 1831 – 5 Kasım 1879), İskoç fizikçi ve matematikçidir.

    En önemli başarısı klasik elektromanyetik teorisinde daha önceden bir birleriyle ilişkisiz olarak gözüken elektrik ve manyetiğin aynı şey olduğunu kendisine ait olan maxwell denklemleriyle ispatlamıştır, bu denklemler elektrik, manyetik ve optik alanlarda kullanılır. Maxwell denklemleri sayesinde bu alandaki klasik denklemler ve yasalar basitleştirilmiş oldu. Maxwell'in elektromanyetikteki çalışmaları "fizikteki ikinci en büyük birleştirme" olarak isimlendirilir, birincisi Isaac Newton tarafından gerçekleştirilmiştir.

    Maxwell elektrik ve manyetik alanların uzayda dalga formunda sabit ışık hızında ilerlediğini bulmuştur. 1864 yılında Maxwell "A Dynamical Theory of the Electromagnetic Field" (Elektromanyetik alanın dinamik teorisi) aldı kitabını yazmıştır, kitabında ışığın aslında aynı ortamda dalga hareketi yaptığına ve bu da elektriksel ve manyetik bulgulardır diye ilk defa bu kitabında bahsetmiştir. Elektromanyetik modeli birleştirdiği çalışması fizikteki en önemli gelişmelerden biri olarak kabul edilir.

    Maxwell ayrıca gazların kinetik teorisini istatistiksel olarak açıklayan Maxwell dağılımı'nı geliştirmiştir. Bu iki buluş modern fizikte yeni bir çağ başlatmaya neden olmuştur, özel görelilik ve quantum mekaniği alanlarının başlamasına katkıda bulunmuştur. Maxwell ayrıca ilk 1861'de ilk renkli fotoğraf makinasını bulan kişi olarak da bilinir.

    Bir çok fizikçi tarafından Maxwell 19. yüzyılda yaşayıp 20. yüzyıl fiziğini en çok katkı sağlayan kişi olarak görülür. Maxwell'in bilime katkıları Isaac Newton ve Albert Einstein'ın katkılarıyla eş görülür.1931 yılında Einstein Maxwell'in doğumgünü töreninde maxwell'in çalışmasını " newton'dan sonra fizikte en verimli ve en önemli çalışmadır" diye tanımlamıştır. Einstein çalışma duvarında Michael Faraday ve Isaac Newton'un fotoğraflarının yanında Maxwell'in fotoğrafını koymuştu.
  4. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Antoine Henri Becquerel, (d. 15 Aralık 1852 – ö. 25 Ağustos 1908). Fransız fizikçi, radyoaktivitenin kaşiflerinden. 1903 Nobel Fizik Ödülü sahibi. SI ölçü sisteminde betivorlyy birimi Bekerel (Becquerel, Bq) onun ismine ithafen verilmiştir.

    Babası Alexander Edmond Becquerel Paris Doğal Tarih Müzesinde uygulamalı fizik profesörüydü. Ailesinin bilim geleneğini devam ettirerek 1872 yılında École Polytechnique okuluna başladı ve 1888 yılında fizik üzerine doktorasını verdi. 1878 ile 1892 yılları arası Paris Doğal Tarih Müzesi'nde asistan, sonrasında da profesör olarak görev aldı. 1895 yılında École Polytechnique'te fizik profesörü olarak göreve başladı.

    Becquerel yağmurlu havadan dolayı birkaç gün uranyum tuzlarını güneş ışığına maruz bırakamadı. Siyah kağıda sarılı film ve üstüne konmuş uranyum bileşiği birkaç gün cekmecesinde güneşin doğmasını ve 1 Mart günü, belli bir sebebi olmaksızın, çekmecedeki filmi banyo etti, ve uranyum kristalinin güneş ışığına maruz kalmadığı halde filme iz bıraktığını gördü. Becquerel bunun x ışınlarına benzer görünmez bir ışın olarak tanımladı.

    Becquerel bulduğu bu sonucu 2 Mart 1896'da kısa bir makale olarak Fransa Bilim Akademisi'ne okudu. Bu olay o tarihten itibaren 1898 yılına kadar Becquerel ışınları olarak adlandırıldı. 1898 de Marie Curie adını daha genel bir isim olan, radyoaktivite ile değiştirdi.

    Becquerel radyoaktiviteyi bulmasının ardından, üç ayrı keşfe daha imza attı. 1899 ve 1900 yılları arası beta parçacıklarının elektrik alan ve manyetik alan içerisinde saptığını gözlemleyerek, beta parçacıklarının İngiliz fizikci J. J. Thomson'un yeni keşfettiği elektronlar ile aynı parçacık olduğunu gösterdi. Bunun yanı sıra yeni hazırlanmış uranyumun belli bir süre sonra kısmen yok olduğuna ve radyoaktiflik kazandığına dikkat çekti. Bu gözlem 1902 yılında Ernest Rutherford ve Frederick Soddy tarafından radyoaktif bozunma olarak adlandırılacaktı. Son olarak 1901 yılında cebinde taşıdığı radyumun vücudunda yanma yarattığını bildirerek sağlık fiziğine ve radyum kanser tedavisine katkıda bulunmuş oldu...

    25 Ağustos 1908 yılında Fransa'nın Le Croisic şehrinde öldü. Ölümünün ardından onuruna, radyokativitenin SI ölçü sistemindeki birmine Bekerel (Becquerel veya Bq olarak da adlandırılır) ismi verildi. Ayrıca biri Ay'da diğeri Mars'ta olmak üzere iki kratere Becquerel krateri ismi verildi.
  5. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Hans Christian Ørsted, (d. 14 Ağustos 1777 – ö. 9 Mart 1851). Danimarkalı profesör, fizikçi ve kimyager.

    Immanuel Kant'ın düşüncelerinden etkilenmiştir. Elektromanyetizma olarak bilinen kavramı, elektrik ile manyetizma arasındaki ilişkiyi bulmasıyla ün kazanmıştır.

    1819’da, bir derste Volta piliyle deney yaparken elektrik devresinin açılma ve kapanması ile yakında bulunan pusulanın iğnesinin saptığını görerek araştırmasını bu yönde geliştirince, bir mıknatısın yanındaki telin içinden akım geçirildiğinde mıknatısın teli hareket ettirdiğini gözlemiş. Böylece elektrik ile magnetizma arasındaki ilişki kanıtlanmıştır. Bir telin içinden akım geçirildiğinde elektrik akımının telin çevresinde bir manyetik alan oluşturduğu anlaşıldı. Oersted'in yaptığı deneylerin sonuçlarının 1820 yılında yayınlanması, bilim dünyasında büyük yankılar yarattı.

    Hans Christian Ørsted 1851 yılında öldü ve Danimarka'daki "Assistence Cemetery"ye gömüldü. 1936 yılındaki Danimarka 100 kronları üzerinde Ørsted in resmi bulunmaktadır. Bugün Kopenhag Üniversitesi'ndeki Kimya ve Matematiksel Bilimleri Bölümleri The H.C. Ørsted Institute olarak anılmaktadır.
Benzer Konular: TOZLU SAYFALAR
Forum Başlık Tarih
Doğal Sayılar,Tam Sayılar,Bölme Bölünebilme,EBOB-EKOK Basamak Analizi - Kitap Sayfalarını Numaralandırma - Programlama 10 Ekim 2018

Sayfayı Paylaş