TOZLU SAYFALAR ......

Konusu 'Meraklısına Fizik' forumundadır ve sncp142 tarafından 28 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

Yüklüyor...
  1. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Alessandro Giuseppe Antonio Anastasio Volta, (d. 18 Şubat 1745 – ö. 5 Mart 1827) Rus asıllı İtalyan fizikçi.

    Günümüzden yaklaşık 2.000 yıl önce, eski Yunan bilgini Thales, bir kumaş parçasını fosil ağaç reçinesinden oluşmuş sarı bir kayaç türü olan kehribara sürterek, küçük elektrik kıvılcımları elde etmişti. Ama insanların bu gücü denetim altına alarak, düzenli bir elektrik akımı sağlayan pili üretmeyi başarmaları için aradan çok uzun bir zaman geçmesi gerekliydi.

    1800'de Alessandro Volta, yaptığı ilk pile ilişkin ayrıntıları yayınladı. Volta pili belirli çözeltiler ile metal elektrotlar arasındaki kimyasal tepkimeden yararlanma yoluyla elektrik üretiyordu. John Frederick Daniell (1790-1845) gibi başka bilim adamları, elektrot yapımında farklı gereçler kullanarak Volta'nın tasarımını geliştirdiler. Günümüzün pilleri de aynı temel tasarıma dayanmakta, ama yapımlarında modern gereçler kullanılmaktadır.
  2. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    James Watt (19 Ocak 1736 Greenock - 19 Ağustos 1819 Heathfield) modern buhar makinesinin geliştiricisi olan İskoçyalı mucit ve mühendistir. Endüstriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynamıştır.

    Gemi işleten zengin bir baba ve kültürlü bir annenin oğlu olarak dünyaya gelen James; çocukken sık hastalandığı için okula devamlı gidememiş, evde annesi tarafından eğitilmiştir. 17 yaşında iken annesini kaybetmiş ve babasının işleri kötüleşmiştir. Londra'ya bir seneliğine ölçüm aletleri yapımını öğrenmeye giden Watt, Glasgow'a dönüp bu mesleği icra etmek istemişti. Fakat 7 sene çıraklık yapma zorunluluğundan, İskoçya'da başka bir ölçüm aletleri yapımcısı olmamasına rağmen, Demirciler Locası tarafından başvurusu reddedilmiştir.

    Watt bu durumdan, kendisine Glasgow Üniversitesi'nde atölye öneren profesörler tarafından kurtulmuş, fizikçi ve kimyacı olan profesör Joseph Black kendisine hocalık etmiştir. Atölyenin açılmasından 4 sene sonra Watt buhar gücü üzerinde çalışmaya başlamış daha önce hiç görmemiş olmasına rağmen bir prototip yapmaya çalışmıştı. 1765'de Thomas Heathfieldın yaptığı bir model üzerinde uğraşarak buhar makinesini çalıştırmayı başardı.

    Tam kapsamlı bir buhar makinesi geliştirmeye çalışan Watt'a Carron Demir İşleri şirketinin kurucusu Joh Roebuck maddi olarak destek olmuştur. Hemen başarılı olmayan tasarım maddi sıkıntıya düşünce Watt 8 sene anketçilik yapmıştır. Roebuck iflas edince, Matthew Boulton patent haklarını satın almış ve Watt ile 25 yıl sürecek başarılı bir ortaklığa imza atmıştır.

    Sonunda 1776'da başarı ile üretilen buhar makineleri ticarî olarak satılmaya başlamış ve çoğunlukla madenlerden suyu pompalamak için talep edilmiştir. Geniş kullanımı, Boulton'un önerisi ile ileri-geri hareketin Watt tarafından dönüş hareketine çevrilmesiyle başlamıştır. Sonraki 6 yıl içinde tasarımda çeşitli iyileştirmelerde bulunan Watt, gücü kontrol etmek için valf ve buhar basınç göstergesi eklemiştir. Bu gelişmeler ile Heathfield'in buhar makinesinden 5 kat daha verimli bir makine ortaya çıkmıştır.

    1794'te Boulton ve Watts şirketini kuran ortaklar, sadece buhar makinesi üretmeye yöneldiler. 1824'te şirket 1164 buhar makinesi üretmişti. Boulton başarılı bir işadamı olduğunu kanıtladı ve her ikisi de zengin oldular.

    1800'de patent ve ortaklık sonra erince Watt emekliliğe çekilmiş; şirketi oğullarına devir etmişlerlerdir. Emekliliğinde değişik icatlara devam eden Watt, teleskop ile mesafe ölçümü, mektup koyalama cihazı, yağ lâmbasında iyileştirmeler, buhar merdanesi ve heykel kopyalama cihazı geliştirmiştir.
  3. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Joseph Henry (d. 17 Aralık 1797 - ö. 13 Mayıs 1878) ABD'li bilim adamı.

    Elektromıknatısları yaparken, öz indüktansın elektromanyetik fenomenini keşfetti. Ayrıca Faraday’dan bağımsız olarak karşılıklı indüktansı da keşfetti, fakat sonuçlarını ilk yayınlayan Faraday idi. Elektromanyetik konusundaki çalışmaları elektrikli telgrafın bulunmasında temel oluşturdu.

    İlk gençlikte tiyatroya ilgisi vardı. Profesyonel bir oyuncu olmaya çok yaklaştı.

    1819 yılında bedava egitim veren Albany Akademisine girdi. Bedava egitim görmesine ragmen çok fakirdi ve verdiği özel derslerle maddi açıdan kendini desteklemesi gerekti. Sonunda eczacılık alanında eğitim görmeye karar vermişti. 1824 yılında mühendis asistanı olarak çalıştı. Bu olay ona bir makine mühendisi olmak için ilham olmuştur.

    1826 yılında Albany Akademisine matematik ve doğa felsefesi profesörü olarak atandı. Elektromanyetik ile ilgili çalışmalara başladı. William Sturgeon’un elektromıknatıs modelini geliştirerek, bir demir parçasının üstüne sıkı sarılmış ve izole edilmiş tel kullanarak çok daha güçlü bir elektromıknatıs elde etmiştir. Bu mıknatıs zamanının en güçlü elektromıknatısı olmuştur. Ayrıca iki elektrotlu bir pile bağlanmış bir elektromıknatıs yaparken, telin birbirine paralel birkaç sarımlı halde olmasının en iyisi olduğunu, birden fazla pil olması durumunda ise uzun ve tek sarımlı olmasının en iyisi olduğunu göstermiştir.

    Henry yine de henüz maksimum etkinin elde edilemediğini ekledi. Devrenin artan direnci nedeniyle telin belli uzunluklarda devirleri artırdığında manyetik gücün azaldığını gördü. Bataryanın manyetik gücünü artırmanın yollarını araştırmak için incelemesinin ikinci kısmına başladı. Manyetik güç elde etmede optimal şekli bulmak için, metal çubuk etrafında uzun bir halka yerine daha kısa ve daha fazla sarımda halka oluşturdu. Henry iki metot test etti. Önce devrenin direncini azaltmak için halkaları paralel bir sekilde bağladı ki bu daha büyük demirin etrafında oluşan elektrik akımının daha yüksek bir değere çıkmasına sebep oldu bunun dışında gerilim ya da elektriği kuvvetini arttırmak için birbirine seri halde bağlı batarya kullandı ve halkaları birbirine seri bağladı.

    1831'de hareket için elektromanyetiği kullanan ilk makineyi yarattı. Bu modern dc motorların en ilkel haliydi.

    Henry ayrıca öz indüktansın özelliklerini kesfetti. Fakat aynı dönemde Michael Faraday çok hızlı bir şekilde davranıp çalışmalarını yayınlayarak bir adım öne geçti.

    Samuel Morse ’la Gale aracılığı ile iletişim kurdu ve ona telgrafını geliştirmekte yardım etti.
  4. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    William Thomson (Lord Kelvin) 26 Haziran 1824 Belfast'ta (İrlanda) doğdu, 17 Kasım 1907 Nethergall'da (Largs, İskoçya) öldü. İskoçyalı fizikçi.

    William Thomson, daha onbir yaşındayken babasının matematik profesörü olduğu Glasgow Üniversitesi'nde öğrenime başladı; sonra Cambridge Üniversitesi'ne devam etti. Fourier'den etkilenen Kelvin, 16 ve 17 yaşında iken yayımladığı ilk bilimsel makalelerinde, İngiliz bilim adamlarının genellikle karşı çıktığı Fourier'in görüşlerinin savunusunu üstlendi ve Fourier'in geliştirdiği bilimsel yöntemlerin yalnızca ısı akışına değil, başka enerji biçimlerine de uygulanabileceğini öne süren ilk bilim adamı oldu. 21 yaşında Glasgow Üniversitesi'nde fizik profesörü oldu. Ve aralıksız elli üç yıl bu görevi sürdürdü.

    William Thomson, özellikle ısı ve elektrikle ilgili incelemeler yaptı. Basınç altında buzun erime noktasındaki değişimleri belirledi ve 1852'de gazların genleşmesinin soğumaya yol açtığını ortaya koydu. Joule ile görüştükten sonra, Kelvin ölçeği olarak adlandırılan ve günümüzde bütün bilimsel sıcaklık ölçümlerinin temelini oluşturan mutlak termodinamik sıcaklık ölçeği düşüncesini ortaya attı. Elektriksel Görüntüler Metodu'nu bularak, elekrostatiğin matematik teorisine katkıda bulundu. 1854'ten başlayarak denizaltı telgrafı ile ilgilendi. George Gabriel Stokes ile birlikte, elektrik sinyal iletimine ilişkin matematiği geliştirdi.

    Denizcilikte pek çok teknik probleme çözümlemeler getiren bir takım çalışmalarda da bulundu. Elektrik standartlarını kurmada öncülük yapan Kelvin, Leiden şişesinden boşalan elektriğin titreşimsel niteliğini belirlemiş olması, Hertz'in elektro-manyetik dalgalarını, dolaysıyla Marconi'nin radyoyu bulmasına yol açmıştır. Ayrıca yerin, ayın ve güneşin kasılması üstünde çalışmalar yaptı. 1876'da diferansiyel denklemlerin mekanik çözümüne imkân veren ilk integral alma düzeneğini ortaya koydu. Aynı zamanda benzetmeli hesap makinelerinin yaratıcısı olarak da kabul edilen Kelvin, 1866'da Lordluk payesi aldı. 1904'te Glasgow Üniversitesi rektörlüğüne getirildi. Yaşamının son üç yılında, ışığın dalga teorisi üzerindeki ders notlarını gözden geçirerek yayımladı. Helmholtz'la birlikte Kelvin, klasik fiziği geliştirerek çağdaş bir bilim dalına dönüştüren iki bilim adamından biri olarak kabul edilir.
  5. sncp142

    sncp142 Yeni Üye

    Mesajlar:
    151
    Beğenileri:
    37
    Ynt: TOZLU SAYFALAR ......

    Anders Celsius (27 Kasım 1701, Uppsala - 25 Nisan 1744, Uppsala), ünlü İsveçli fizikçi, gökbilimci ve matematikçidir.

    Babası astronomi profesörüydü. Astronomi, matematik ve deneysel fizik okuyan Celsius, bir süre Uppsala Üniversitesi'nde matematik profesörü olarak öğretim üyeliği yaptıktan sonra 1730'da Astronomi profesörlüğüne getirildi. 1733'te kendisinin ve başkalarının kutup ışıklarına (aurora borealis) ilişkin, yapmış oldukları 316 gözlemin sonuçlarını derleyerek yayımladı.

    1736'da dünyanın kutuplardan daha basık olduğunu ileri süren Newton'un savını kanıtlamak amacıyla saha araştırması yapan Maupertius'un ekibiyle İsveç'in kuzeyindeki Tornia'ya gitti. Meridyen ölçümündeki katkılarıyla bu ekibin Newton'ın savını doğrulamasına yardımcı oldu. 1740'ta Uppsala Gözlemevi'ni kurarak, Jüpiter'in uydularının ışık şiddetindeki değişimi ve fotometrik yöntemlerle yıldızları inceledi.

    Celsius bugün astronomi alanındaki çalışmalarında çok, 1742'de önerdiği ısı ölçüm sistemi ile tanınır. Termometrelerde yüzlük derecelendirme daha önce kullanılmışsa da, bu skala da bugün kullanılan sistemde iki sabit derecenin bulunması Celsius'un önerisinden kaynaklanmaktadır. Celsius bu amaçla buzun ergime ve suyun kaynama derecelerini sabit noktalar olarak alıp aradaki farkı yüz eşit dereceye bölerek bugün kullanılan termometre sistemini oluşturmuştu. Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti. Bu derecelendirme sekiz yıl sonra Celsius'un öğrencisi Carl von Linné tarafından tersine çevrilerek bugün kullanılan durumuna getirildi. Santigrat (centigrade) adıyla da bilinen Celsius derecelendirme sistemi, Fahrenheit ve Kelvin'inkilerle birlikte bugün yaygın olarak kullanılan üç ısı ölçüm sisteminden biridir.
Benzer Konular: TOZLU SAYFALAR
Forum Başlık Tarih
Doğal Sayılar,Tam Sayılar,Bölme Bölünebilme,EBOB-EKOK Basamak Analizi - Kitap Sayfalarını Numaralandırma - Programlama 10 Ekim 2018

Sayfayı Paylaş